Ortak Kullanım Alanlarının Arttırılması 2008-2009

Etkinlik içeriği: 

Türkiye’deki Yüksek Güvenlikli13 F Tipi Ceza İnfaz Kurumunda Ortak Alanların Kullanımının Artırılması

Proje Tarihi: 2008-2009

Fon Veren Kuruluş: AB Türkiye Delegasyonu

Proje Çalışanı:

Projeyi Destekleyenler: Anadolu Kültür, Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği

 

 1. Faaliyetin Anlamı

Türkiye, AB’ye giriş sürecinde insan haklarının geliştirilmesi ve korunmasına yönelik geniş çaplı bir reform sürecini başlatmış olsa da, cezaevi koşulları insan hakları bağlamında gündeme getirilmesi gereken en önemli konulardan biri olmaya devam etmektedir F tiplerinde kapasite (nüfus) aşımı görülmemesi ve normal cezaevlerine göre daha iyi fiziksel koşullar olmasına rağmen yasal kısıtlamaların ve  diğer tutuklularla fiziksel karşılaşmayı en aza indiren ve ortak alan kullanımını sınırlayan mimari yapının neden olduğu; tutuklular arasındaki ve dış dünyayla iletişimdeki kısıtlamalar cezaevi personeli ve tutuklular  arasındaki gerginlikler, insan hakları konusunda dönem dönem sorunlar ortaya çıkarır. Bu proje özellikle Türkiye’de 13 F tipinde cezaevi personeli (psikolog ve sosyal hizmet uzmanı dahil) ve tutuklular arasındaki ilişkilerin iyileştirmek, ortak alanların kullanımını düzenlemek konusunda cezaevi personelinin yetersizliğini aşmak, ulusal ve yerel düzeyde cezaevlerinin bağımsız denetimi için motive ve mobilize etmek. Projenin hedef grupları 13 F Tipi’ndeki 4756 tutuklu, cezaevi yönetimi ve ceza infaz memuru, psikolog, öğretmen ve sosyal hizmet uzmanları dahil üzere bütün personelin yanısıra gelecekte bu türden gayretlerde bulunmaya istekli ulusal ve yerel STK’ları kapsamaktadır.

 2. Faaliyetin Tanımı ve Etkililiği

Altyapı

Cezaevlerinde tutukluların sosyalleşmesi için kanallar açmanın ve sivil toplum örgütlerinin cezaevine girmesinin cezaevlerinde hem fiziksel koşullar hem de işleyiş açısından iyileşme sağlayacağına inanarak, CİSST ve Anadolu Kültür  2007 yılında Türkiye’de F Tiplerinde uygulanmak üzere ilk defa bir proje hazırlamıştır.

2007 Mart genelgesinden sonra cezaevinde bir yıl boyunca her tutuklunun katılabileceği düzenli kültürel/ sanatsal aktiviteler düzenledik. Cezaevinde STK temsilcilerinin ve sanatçılarındüzenli varlığına ve yaratıcı faaliyetlerin desteklenmesine bağlı olarak cezaevinin düzenli sivil denetimi sağlanmış, genelge uygulanmış, cezaevindeki bütün sosyalleşme alanları etkin bir şekilde kullanılmış, tutuklular sosyalleşebilecek ve kendilerini ifade edebilecek kanallara erişmiş, tutuklar ve cezaevi personeli arasındaki ilişkiler geliştirilmiştir.  Proje cezaevi yönetiminde ve yerel STK’ların kendi kaynaklarını kullanarak faaliyetler yürütmeye devam etmesinde bir sorumluluk duygusu uyandırmıştır. Bu projenin bir sonucu olarak CİSST, Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile işleyen,  kurumsal bir ilişki kurmuştur. Proje F tiplerinde çalışmak isteyen STK’lara karşı devlet otoriteleri tarafından geliştirilmiş önyargı ve kısıtlamaları azaltmaya yardımcı olmuştur ; cezaevi koşullarının ve tutukluların insan haklarının iyileştirilmesi için çalışmaya yönelik yeni adımların yolunu açmıştır.

Genel Müdürlük, CİSST’ın siyasi ve adli tutuklu ve hükümlülerin kaldığı F tiplerinde çalışmasına izin verdiğine dair niyetini ifade etmiştir, böylece Tekirdağ F tipinde proje boyunca kurulan model, genelgenin  uygulanması ve geliştirilmesi konusunda aynı sorunları yaşayan Türkiye’nin diğer F tiplerinde de uygulanabilecektir. Hükümetin bu cezaevlerindeki ortak faaliyetleri yürütebilmek için mekanı daha etkin bir şekilde kullanarak cezaevi koşullarını kademeli olarak geliştirmeye yönelik adımlar atmaya istekli olduğunu gördük. Dahası, Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü Türkiye’deki F tiplerinde bulunan her 10 ceza infaz memurunu, proje final raporundaki önerilere dayanan bazı küçük iyileştirmelerin yanı sıra ortak alanların daha etkin kullanımı ve genelgenin uygulanması konusunda görevlendirmiştir.

Kısacası, projenin sonuçları proje esnasında kurulan modelin işlediğini, genelgenin uygulanabileceğini ve hatta geliştirilebileceğini, Genel Müdürlüğün bunun için gerekli koşulları sağlamaya hazır olduğunu ama tek problemin süreci başlatmak ve ilgili kurumlarla yöntem ve deneyim paylaşmak olduğunu gösterdi.

Bu proje, bir önceki projeden öğrenilen derslere ve kazanılan deneyime dayanarak inşa edilmiştir. Amaç her cezaevinde 10 infaz memurunun bu amaçla eğitilmesi ve modelin hem cezaevi kurumu hem de STK’lar tarafından içselleştirilmesi yoluyla, geliştirilen modeli bütün diğer F tiplerine yaymak ve yerleştirmektir.

Amaçlar

Projenin ilk amacı Tekirdağ F tipinde kurulan modeli Türkiye’nin 13 F  tipine yayarak genelgeyi pratiğe dökmek ve, sosyalleşme mekanlarını (atölyeleri, spor salonlarını, kütüphaneyi, sohbet odalarını) bütün F tiplerinde harekete geçirmek, tutukluların varolan pratiklerini ve insan haklarını geliştirmek, cezaevlerinin daha etkin işlemesine katkıda bulunmak ve gelecekte F tiplerinde uygulanacak ceza rejimine politikalarına tavsiyeler geliştirmektir.  Cezaevi personelini eğiterek ve bu alanda çalışmak isteyen yerel STK’larla ilk ilişkileri kurarak proje aynı zamanda başlangıçtan itibaren sürdürülebilirliğin koşullarını oluşturmayı hedefler. Yerel STK’lar ve cezaevi yönetimi arasında ilişkiler ve işbirliği kurmak sivil uzmanların cezaevine düzenli ziyareti anlamına gelecektir, benzer çabaların yayılması aynı zamanda düzenli sivil bir denetimi ve ihtiyaçlarla önerilerin daha iyi belirlenmesini sağlayacaktır.

Proje Etkinlikleri

12 aylık bir dönemde, proje ekibi ve atölye yürütücüleri her 13 F tipine 3’er ziyaret düzenleyecektir.

İlk Ziyaret

Her bir cezaevine yapılacak ilk ziyarette proje ekibi projeyi cezaevi yönetimi, personeli ve tutuklulara tanıtacaktır. Cezaevinin fiziksel çevresi, mimari yapısı, ortak alan ve atölyelerin uygunluğu, kütüphanenin durumu ve tutukluların profili dahil olmak üzere tam bir analizi yapılacaktır.

Proje ekibi aynı zamanda şu an kitapların konduğu depolar olarak kullanılan ama kitap okuma mekanları olarak kullanılmayan kütüphanelerin etkin kullanımı için cezaevi yönetimine önerilerde bulunacaktır. Şu an, hemen hemen bütün F tiplerinde tutuklulara alabilecekleri kitapların listesi verilmektedir ve her F tipinde kütüphaneler geniş ve rahat mekanlar oldukları halde kitapları odalarında okumaktadırlar. Kütüphanede yürümek, yeni kitaplar araştırmak ve okumak kendiliğinden bir kültürel faaliyet olduğundan uzman ekipten olan kütüphaneci, kütüphanenin aktif kullanımı ve güncelleştirmesi için önerilerde bulunacaktır.

Proje ekibi aynı zamanda ilk atölyeyi, Genel Müdürlük tarafından sosyal aktivitelerin düzenlenmesi, sivil örgütlerle ilişki kurulması ve ortak alanların etkin kullanımı için görevlendirdiği 10 ceza infaz memuruyla yapacaktır. Konunun uzmanları tarafından yürütülecek atölyelerin içeriği yerel STK’larla nasıl ilişki kurulacağı, ortak alanların nasıl etkin kullanılacağı, kültürel aktivitelerin nasıl düzenleneceği ve yönlendirileceği ve kültürel aktivitelerin belirlenme sürecine tutukluların nasıl katılacağı olacaktır.

llk ziyaret sırasında bu etkinliklerin organizasyonunda yer almak isteyen yerel STK’lar için ayrı bir proje tanıtımı da yapılacaktır.

İkinci Ziyaret

İkinci ziyarette atölyelerin ve diğer ortak alanların eldeki olanaklarla gelecekte daha etkin bir kullanım için gerekli yeniden düzenlenmesi bir önceki ziyarette yapılacak analize bağlı olarak tasarlanacaktır.

İkinci atölye 10 ceza infaz memuru, öğretmen, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı ile birlikte yapılacaktır. Buna ek olarak üçüncü ziyarette yapılacak aktiviteler başlamadan önce tutuklu ve hükümlüler arasında farklı aktivitelerden hangilerini tercih edeceklerine dair basit bir anket yapılacaktır. Anketin sonucu üçüncü ziyarette organize edilecek etkinliklerin çeşidini, içeriğini ve katılımcılarını netleştirecektir.

Üçüncü Ziyaret

Üçüncü ziyarette her cezaevinde 5 günde 2 farklı grupla –sabah ve akşam seansları– 5 farklı atölye yürütülecektir. Her etkinlik ancak 10 tutuklu  -F tiplerindeki yasal sınırlamadan dolayı- bulundurabilir, atölye programından toplam 100 tutuklu faydalanacaktır. Atölyeler resim, heykel, karikatür vb. üzerine olacaktır.

Atölyelere ek olarak film gösterimleri düzenlenecektir. Filmler son dönem Türk filmleri arasından seçilecektir. Bu filmlerdeki oyuncular veya yönetmen bazı gösterimlere katılacak ve sonunda tutuklulara bir seminer verecektir.

10 ceza infaz memuru, öğretmen, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ile yapılacak 3. atölye yine 3. ziyarette düzenlenecektir.

Projenin Sunumu ve Değerlendirme Toplantısı

Projenin sonunda Adalet Bakanlığı’ndan, Genel Müdürlük’ten bürokratların, ulusal ve yerel STK temsilcilerinin ve gazetecilerin katılımıyla Ankara’da projenin tanıtımı ve değerlendirilmesi için bir konferans düzenlenecektir. Proje fikri, süreci, yapılan işler, eksiklikler ve kazanımlar ve ileriye yönelik önerileri kapsayacak proje sonuç raporu taraflarla paylaşılacak ve tartışılacaktır.

Beklenen Sonuçlar

Kısa vadede, proje bütün F tiplerinde çok daha şeffaf mekan yaratacaktır. Genelge yerel araçlar ( cezaevi personeli ve yerel STK’ları dahil ederek) pratiğe sokulacaktır ve tutuklular daha iyi sosyalleşme araçlarına sahip olacaktır. Düzenli sanatsal ve kültürel programların kapalı ortamların negatif etkilerini azaltmaya katkıda bulunacağına ve F tiplerindeki durumu uzun dönemde normalleştireceğine inanıyoruz. Kültürel faaliyetler düzenleyen bir dernekle üretici ve insani bir ilişki kurmak ve STK temsilcileriyle sanatçıların cezaevine düzenli gitmeleri, tutuklular ve cezaevi personeli arasındaki ilişkiyi geliştirecek, ve ceza sisteminin ıslah yönünü işlevselleştirecektir. Proje aynı zamanda cezaevi yönetiminin aktiviteleri kendi kaynaklarını kullanarak devam ettirme konusunda bir sorumluluk duygusu yaratacaktır.

Proje cezaevi personelini eğitme ve yerel taraflarla (yerel STK’lar vb.) ilişki kurmak üzerine inşa edilmiştir;  kazanımların sürdürülebilir olacağına ve pratikteki genelgenin gelecekte geliştirileceğine inanıyoruz.

Partnerler ve Diğer Taraflar

CISST hem yerel hem de merkezi yönetim birimleriyle (Adalet Bakanlığı, Genel Müdürlük) ve konuyla ilgili STK’larla birlikte çok yakın ilişkide bulunarak çalışacaktır. Bunlardan bazılarını söylemek gerekirse; Anadolu Kültür sanat atölyelerinin düzenlenmesinde dahil olacak, Psikologlar ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği cezaevi personeliyle yapılacak atölyelere uzman bulma konusunda katkıda bulunacak ve Kütüphaneciler Derneği cezaevi kütüphanesinin geliştirilmesi için uzman sağlayacaktır. Buna ek olarak, proje ekibinin ilişki kuracağı her yerel STK aynı zamanda projenin yerel düzeyde tarafıdır da.

3. Faaliyetlerin sürdürülebilirliği

Proje, F tiplerinde yeni aktiviteler sunmak ve STK’larla işleyen ilişkiler başlatmak bağlamında cezaevi koşullarını geliştirmeyi hedefler. Proje cezaevi personelini eğitmek ve yerel taraflarla (yerel STK’lar vb.) ilişki kurmak üzerine kurulduğundan, aktiviteler her cezaevinde yerel birimler tarafından üstlenilecek ve kazanımlar sürdürülebilir olacaktır. Olası bir risk ancak yönetim birimlerinde oluşacak ani ve negatif  bir değişimden kaynaklanabilir, ama inanıyoruz ki böyle bir durumda bile proje başarıyla devam edecektir çünkü proje, merkezi yönetim ve hükümet organlarından cezaevi yönetimi personeli, tutukluları ve genel kamuoyuna kadar tüm taraflar için önemli bir sorundur.

Proje sonundaki değerlendirme toplantısı diğer STK’ları, sivil girişimleri ve tüm sorumlu organları ilerdeki benzeri gayretler için harekete geçirecektir.