Sivil Toplum ve Cezaevleri 2010-2011

Etkinlik içeriği: 

Sivil Toplum ve Cezaevleri

Proje Tarihi: 2010-2011

Fon Veren Kuruluş:

Proje Çalışanı:

Projenin Özeti;

Türkiye’deki, farklı alanlarda çalışan STK’lar (insan hakları, çocuk, kadın, engelli, LGBTT vb.) ile yetişkin erkek, kadın ,çocuk ve LGBTT hükümlü ve tutuklulara yönelik cezaevi yönetimleri arasında bir işbirliği kurularak insan hakları ihlallerinin önlenmesine katkıda bulunmak. Proje çerçevesinde her hükümlü tutuklu grubuna göre oluşacak STK grupları sorunları tespit etmek ve her cezaevlerinde karşılaşılan sorunlara çözüm üretmek için bir araya gelerek çalışacak, diğer yandan da süreç içinde bir işbirliği mekanizması geliştirecektir.

Gerekçe : Eylül 2010 itibariyle Türkiye’de hükümlü ve tutuklu sayısı 122.000’e ulaşmıştır. Uluslararası standartlara uyum sağlama çalışmalarına rağmen, icra kurumları hala yeterlik gösterememekte, hükümlü ve tutukluların insanlık onuruna yakışır bir şekilde cezalarını çekmesi için cezaevlerinde gerekli koşulları sağlayamamaktadır. Üstelik tutuklu sayısı toplam cezaevinde bulunan insanların yarısı seviyesine ulaşmıştır. Mahkemeler uzun sürmektedir. Yine eldeki verilere bakarsak tutukluların yarıdan fazlasının mahkemesi suçsuzlukla sonuçlanmaktadır. Son yıllarda artan operasyon ve tutuklamalar üzerindeki tartışmaları da göz önünde bulundurmakta yarar vardır. Cezaevlerindeki eksikliğin bir kısmı ceza infaz sisteminin yeterince iyileştirilmemiş olması gibi idari ve hukuki engellerden, ekonomik sınırlamalardan, personel eksiklikleri veya idari yetersizliklerden, ama aynı zamanda yerleşmiş toplumsal sorunlardan kaynaklanmaktadır.

Türkiye’de cezaevleri sosyal sistemin dışında olarak algılanıyor ve sosyal uyumun bir parçası olarak görülmüyor. Halbuki cezaevleri hukuki düzlemde sosyal sistemi tümleyen kurumlar olarak işlev görür; bilakis sistemin tam kalbinde yer alırlar ve bu yüzden özellikle ilgilenilmesi, denetlenmesi gereken kurumlardır. Ancak toplumun cezaevlerine gösterdiği olumsuz tepki ve önyargılar sebebiyle sivil toplumun ve kamu hizmetlerinin bu alana ilgisi oldukça azdır. Bu problemi aşmak, ceza infaz sisteminde ki yanlış ve eksikleri gidermek için sivil toplum desteği oluşturulmalıdır. Cezaevleriyle ilgili bir başka önemli sorun ise en zayıf grup olan kadın ve çocuklarla ilgili çok az akademik ve uygulanabilir çalışma olmasıdır. Kadın ve çocuklar icin ayrılmış az sayıda cezaevi olduğu için, onların dış dünyayla ilişkisi daha da kopuktur. Hususi sağlık hizmetleri ve mesleki kurslar çok sınırlıdır. Yavaş ilerleyen hukuki prosedürler sonucu tutuklular gerektiğinden çok daha uzun süreler boyunca cezaevlerinde kalmak zorundadırlar. Çocuklar söz konusu olduğunda ise, okul hayatları ve gelecek planları yok olmaktadır. Bu sorunlardan bazılarını sivil toplum örgütleri sayesinde göz önüne çıkarmak, tartışılabilir hale getirmek hükümlü ve tutukluların kötü koşullarını önemli derecede düzeltebilir.

Cezaevi yönetimleri ve sivil toplum örgütleri (STK) arasındaki bağların kurulup geliştirilmesinin önemi ve gerekliliği; 2007 yılında Ankara’da, Hollanda Büyükelçiliği’nin finansal desteği ile gerçekleştirilen “Ceza İnfaz Sistemi ve Sivil Toplum Konferansı”nda, 2008 yılında Anadolu Kültür desteğiyle İstanbul’da gerçekleştirilen “Cezaevleri ve Sivil Toplum Buluşması”nda ve en son 2009 yılında da AB Demokrasi ve İnsan Hakları Fonu, Açık Toplum Vakfı ve Global Dialogue tarafından sağlanan kaynaklarla Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirilen toplantıda tespit edilmiş ve ısrarla vurgulanmıştır. Bu öneri ile cezaevi yönetimleriyle STK’lar arasında bir işbirliği kültürünün geliştirilmesine odaklanan ve Ankara’da düzenlenen konferansın amaçlarını ileriye taşıyan projenin Türkiye’nin genelinde etkili olması amaçlanmaktadır.

İstanbul gibi çok büyük bir kentte yürütülerek Türkiye’de cezaevlerinde kalan bütün hükümlü ve tutukluların durumunu anlama öneriler hazırlama ve bunları cezaevleri yönetimleriyle paylaşıp uygulanması konusunda baskı unsuru olma olarak özetleyebileceğimiz bu projenin hayata geçmesini önemli buluyoruz.

Bu proje, Türkiye’deki cezaevi sisteminin şeffaflığını geliştirecek olan genel amaca ulaşılmasında bir adımı temsil ediyor. Açık Toplum İdealinin farklı insanların farklı fikirlere ve beklentilere sahip olabileceğini ve insanların beraber barış içinde yaşayabilmelerini sağlamak için, bireylerin haklarını koruyacak kurumlara ihtiyaç duyulacağını kabul eden bir toplum anlayışı öngörüsü, özellikle bizim gibi çok kapalı toplumlarda cezaevleri gibi kapalı kurumların sadece kamunun yönetimine bırakılamayacağı tezimizi güçlü kılmaktadır. Hukukun üstünlüğüne ve uluslararası hükümlü ve tutuklu haklarının uygulanmasına olan inancımızla bu alanda güçlü sivil toplum örgütlerinin varlığına katkıda bulunmak gayretindeyiz. Kapalı alanlardaki dezavantajlı bireylerin olabildiğince dışarıdaki yaşamdan kopmadan haklarından yararlanabilmesi, toplum içindeki bireylerin yararlandığı bir çok konuda (Eğitim, sağlık vb.) eşit fırsatlara sahip olması ve bu olanakları değerlendirebilmesi açısından önemli ve gereklidir.

Amaç : Ceza infaz sistemindeki eksiklikleri tanımlamak ve sorunların çözümüne katkıda bulunmakta sivil toplumun rolünü artırmak. Mevcut Ceza İnfaz sistemi ile ilgili farkındalık yaratmak, hükümlülerin dış dünyayla olan iletişimini arttırmak, sivil toplum desteğiyle cezaevlerinin şeffaf olmasını ve insan hakları kararlarıyla uyumluluğunu sağlamak.

Hedef : Proje tamamlandığında cezaevlerinde karşılaşılan sorunlar önemli ölçüde bilinir ve tanımlanmış olacak ve sivil toplum kuruluşlarıyla cezaevi yönetimleri arasındaki bağlar kurulmuş ve güçlendirilmiş olacaktır.

Yöntem : Amaç doğrultusunda Sivil Toplum Kuruluşlarıyla, kurum çalışanları ve sorumlu otoriteleri bir araya getiren ve birlikte çözüm üretmek için çalışma toplantıları ve cezaevi ziyaretleri düzenlemek istiyoruz. Proje İstanbul’da bulunan 21 ceza infaz kurumunu kapsayacaktır. Bu kurumlarda kalan hükümlü-tutuklu sayısı yaklaşık olarak 30 .000 civarıdır. Bu kurumlarda çalışan memur sayısı yaklaşık olarak 6.000 civarıdır.

Projenin Uygulama ve Yönetim Yeri : UYGULAMA : Proje İstanbul’da bulunan ceza infaz kurumlarını kapsayacaktır.

Bakırköy Kadın ve Çocuk Cezaevi Kartal H Tipi Cezaevi Ümraniye E ve T Tipi Cezaevi Maltepe 1-2-ve 3 No’lu L Tipi Cezaevi Maltepe Çocuk ve Gençlik Cezaevi Maltepe Açık Cezaevi Metris 1 ve 2 No’lu T Tipi Cezaevi Metris R Tipi Cezaevi Silivri1-2-3-4-5-6-7-8 No’lu L Tipi Cezaevi Silivri Açık Cezaevi